10 03 2007

SERAMİK KOLYE

Bu kolyeyi yıllar önce yapmıştım. Tasarımı bana aittir. O zamanlar fimo hamuru yoktu. Fimo çok büyük kolaylık. Un, nişasta ve tutkal karıştırılarak seramik hamuru yapılıyor. Un bir, nişasta bir, tutkal iki ölçü konuyor. Yoğurulup özlü bir seramik hamuru hazırlanır. Boncuklar dahil olmak üzere elde şekil verilerek kurutulur. Daha sonra su bazlı bir boya ile boyanır. Kuruyunca verniklenir.   Yıllardır hiç bozulma olmadı.         Devamı

24 02 2007

MAVİŞ KOLYE

Bu şirin kolyeyi canım yeğenim, sevgili Ece'ciğim, kızım için yaptı. Güzel Ece'ciğimin ellerine sağlık. Kızım bu kolyeyi çok seviyor, arada takmam için bile bana ödünç vermiyor.   Devamı

23 02 2007

KUM BONCUKTAN KOLYE

Arkadaşlar bu gün sizlere kum boncuktan yaptığım bu kolyeyi göstermek istiyorum. Daha doğrusu tülbent oyasını bu şekilde değerlendirdim. Bu çok eskiden annemden kalma daha doğrusu kullanıpta eskitemediği bir boncuk oyasıydı. Hem annemin bir hatırası olarak değer veriyorum. Hem de çok şık duruyor.   Aşağıda büyütülmüş bir kesitini görmektesiniz. Çoğunuzun bu boncuk oyasından benim de var dediğini duyuyor gibiyim...     Devamı

21 02 2007

NETTEN BÜYÜK BİR ARŞİV HAZIRLIYORUM.

Sevgili blogcu arkadaşlarım nurgulp2 adı altında yeni bir blog açtım. Sebebine gelince bir süredir nette dolaşırken beğendiğim modelleri toplamaya başladım. Bunları sizlerle paylaşmam gerektiğini düşünüyorum. Bir kısmı bizim yerli bloglarımızdan bir kısmı ise yabancı bloglardan. Şimdiden özür dilerim bunları biriktirirken isimlerinizi alamadım. Hepsi hepimizin emeği. Yine de isminizin belirtilmesini isterseniz memnuniyetle hemen isminizi yayınlarım ve de çok memnun olurum. Yayınlanmasını istemediğiniz çalışmalarınızı dikkate alacağım. Şimdiden emeği geçenlere teşekkür ederim.   nurgulp de özgün çalışmalarım, kendi yaptığım işler ve edebiyat denemelerim olacak.      Devamı

20 02 2007

BİR KATİLİN ÖYKÜSÜ

Kızımın ısrarıyla 'Koku' filmine gittik, zoruyla diyorum çünkü okuduğum bir kitabının filmine asla gitmek istemem. Bu arada biraz kitaptan söz edeyim. Kitabı Patrick Süskin yazdı. Kitabın orjinal adı DAS PARFÜM bizdeki adı KOKU.   Kendi hayal ettiklerimin yıkılmasına pek razı olmazdım. Kızımı kıramadım, iyi ki gitmişim diyorum şimdi. Kitap ile film ayrı ayrı zihnimde şekillenmedi. Bu romanın asla film haline getirilemeyeceği kanısı var imiş , senaryosu için tam iki sene çalışılmış. İyi bir sonuç çıkmış (tabiki bana  göre). Film başlarken burnun ön plana çıkması, seyircinin burun ve koklamayla birlikte içeriye çekilmesi güzeldi. Baştan seyirci gizemin içine giriyor. Doğum sahnesi ilginç, bebeğin hem sevimli görüntüsü hem de ürküten hissi seyirciyi etkiliyor. Ortaçağ Fransa'sında kıyafetler, yaşam tarzı, zenginlik ve fakirlik tezatı ve bilhassa sisli puslu hava, sokaklar beni çok etkiledi. Resmen o taş sokaklarda yürüdüğümü hissettim.  O bir katildi ama  içinde bulunduğu yalnızlığı onun yanında olma hissini veriyor. Tabi ki benim fikirlerim neyse daha fazla eleştiri yapmayayım belki seyretmek isteyenler hoşlanmayabilirler. Final sahnesi insanların kokuyla yaşadıkları duygu dalgalanmaları muhteşemdi. 13 + yaş sınırı var. Bence uygun.   Filmin Yönetmeni: Tom Tykwer Oyuncuları: Ben Whishaw, Dustin Hoffman      ... Devamı

20 02 2007

Hişşşttttt... ÇOCUK İSTİSMARINI KINIYORUM!

    SEN TÜRKÜ SÖYLE VE GÜLÜMSE sen türkü söyle ve gülümse küçüğüm,çünkü sesinin ırmağıyla yeşerecek hasretin bozkırları   Ahmet Telli       Devamı

20 02 2007

GİDİŞİN

Devamı

20 02 2007

KIŞ

2000 yılında yaptığım yağlıboya bir peyzaj çalışması Ankara, İncesu semtinde kışın fotoğrafladığım bir resmi çalıştım.   Tuval üzerine, yağlı boya, 25 x 30 Devamı

18 02 2007

MAZİDEN BİR KARE

Hüzün mutluluk verir mi insana? Evet, ben sararmış yapraklardan ve sisli puslu havanın yarattığı hüzünlü görüntüden ötürü mutluyum. Varoluşlarını sürdürebilmek için sıkı sıkıya üzerinde bulundukları dala sarılan yapraklar gibi, doğup büyüdükleri ormanlardan, doyasıya yaşadıkları özgürlüklerinden vazgeçmemek için tekniğin en ileri araç gereçlerine kafa tutan, mücadele eden hayvanlar, karnıdoymadan memeden ayırılmaya çalışılan çocuklar gibiyim. Kendimden ayrılmak istemiyorum. Ben bir yaprak, bir hayvan, bir bebek gibi yapıştım kendime, benliğime. Kopmak istemiyorum.   (Bu satırları yıllar önce çok sevdiğim bir arkadaşım karalamıştı. Benim için çok değerli bu yazıyı yıllardır saklıyorum. Belki kendisi bu satırları hiç hatırlamıyordur. Canım arkadaşım eğer hatırladınsa bir yorum gönder. Sana sürpriz yapmak istedim.)  Devamı

17 02 2007

YOYO ÇİÇEKLERİ

Daha önce bu crazy örtümü yayınlamıştım. Bazı arkadaşlarımız bu yoyo çiçeklerinin yapımını sordular. Ben de seve seve anlatırım.      Öncelikle resimlerim net olmadığı için özür dilerim. ... * Önce kumaş yuvarlak bir kalıpla                           *  Teğeller büzülür. Sabitlenir.    çizilerek kesilir. Etrafı resimdeki                                 Resimde görülen kısım    gibi teğellenir.                                                             çiçeğin arkasıdır.    ... * İp tam ortadan arkaya geçirilir.                           * İğne arkadan tekrar aynı noktadan    bu kısım çiçeğin önüdür                                         çıkarılır büzülür ve sabitlenir.          ...  *  Tam karşısına gelecek yerden aynı                     *  Bu büzme işlemi dört taraftan       işlemle tekrar ... Devamı